Abdurrahman Dilipak: “İslami camiada katalogla çalışan çok eşlilik ajansları var”

206

Abdurrahman Dilipak: “İslami camiada katalogla çalışan çok eşlilik ajansları var”
Abdurrahman Dilipak, kendi mahallesine yönelik eleştirilerini bugünkü yazısıyla da sürdürdü.

Hükümete yakın Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, kendi mahallesine yönelik eleştirilerini bugünkü yazısıyla da sürdürdü.

“KATALOG USULÜ ÇALIŞAN AJANSLAR BİLE OLUŞMUŞTU”

Dilipak “Şeytan bizimkileri nasıl kandırıyor” başlıklı yazısında, “Mesela 4 evliliği istismar edenler de var. Turnike sistemi. Evlenirken tarih belirlemiyor ama kafasındaki plan o. Aklınca ‘Boş ol’ diyecek, boşayacak, sıradakini alacak, biraz da onunla gönül eğleyecek… ‘İmam nikâhı’ da işin aldatmacası. Bu konuda katalog usulü çalışan ajanslar bile oluşmuştu.. O kadın, ondan ayrılıyor, bununla nikâh kıyıyor. Dindarlar ya. Aynı anda en çok 4 tane.. Biri gidiyor, biri geliyor, iki gidiyor, iki geliyor” ifadelerini kullandı

“KADIN-ERKEK FARKETMİYOR İŞ GRUP EYLEMLERİNE DÖNÜYOR”

“Kaldı ki karşılıklı rıza olunca ve bedelini ödüyorsan o zaman, zaten günah da hafifliyor. Bir de böyle diyenler var” diyen Dilipak yazısını şu satırlarla sürdürdü:

“Bir süre sonra zaten buna gerek de duymuyorlar. Kadın-erkek farketmiyor. İş grup eylemlerine dönüyor, afrodizyaklar, alkol, kimi Mikenos’a gidiyor, kimi Rusya’ya, kimi Asya’ya… Artık tut bunları tutabilirsen. Şeytan önlerine düşüyor, vur patlasın, çal oynasın bir hayat. Para, kadın, alkol ve kumar. Artık ne din, ne ahlak, sınır tanımıyorlar. Onlar için her şey mümkün. O suçluluk psikolojisinden de kurtuluyorlar. Gözlerinde şeytani bir pırıltı, dudaklarında müstehzi bir gülücük.

Yerinde duramayan, aceleci, neşeli, zinde, yakışıklı, yaşam koçları her şeyleri ile ilgileniyor onların. Dindarken ya da solcuyken bu yola düşenlerin daha filozofik bir yanları oluyor. Farklı fantezileri oluyor. Daha neşeli, daha relax, özgüveni daha yüksek bir görüntü veriyorlar. Aralarındaki iş dayanışması çok yüksek. Daha liberal, daha özgürlükçü, daha iyimser… Görüntü ile gerçek aynı olmasa da böyle bir durum söz konusu.”