Kadın Neden Kapanır?

813

Kadın Neden Kapanır?

Kadın ve erkek ilişkisi söz konusu olduğunda cinsellik dışında bir şey düşünemeyenlerin, çoğu zaman kendilerinin de inandırdıkları bir özgürlük yalanı vardır.

Kadının kapanması, kapatılması.

Özgürlük lafına takılıp kalmış kimi   “demokrat” şahıslar da bu yalana kanıyor ya o daha da garip.
Öncelikle şunu belirteyim ki türban denilen örtüye dolanıp dünyaya her yönüyle bir örtünün altından bakmaya çalışan anlayışın  özünde  bir özgürlük veya eşitlik yaklaşımı kesinlikle yok.
Kadın Neden Kapanırın cevabı basit aslında:
Erkek kadını “açık” hali ile gördüğünde cinsel dürtülerinin harekete geçmesi ihtimali vardır. Bu durumdan sakınmak gerekir. Çözüm ise kadının kapanmasıdır.
Aslında bu anlayış sakat çünkü özde kadını bir et olarak görmektedir. Yani bu anlayışa göre bir erkeğin karşısına bir kadın çıktığında cinsellikten başka bir şey düşünmesi mümkün değildir ve bu nahoş durumdan sakınmak gerekmektedir. Diğer taraftan erkeği de saçı açık bir kadın gördüğünde şehvete gelecek bir hayvan olarak betimlemektedir bu anlayış. Bu arada kötüyü düşünen ve de uygulayanın erkek olmasına rağmen erkeğe değil de kadına yaptırım uygulanıp örtüler altına sokuluyor oluşu da bu zihniyetin adalet veya eşitlik anlayışına iyi bir örnek teşkil ediyor bence. Yani acaba kapanan kadınlar “neden erkeklerin bu tür şeyleri düşünmesi yasaklanmıyor da ben örtü altına sokuluyorum” diye düşündü mü?

Aklıma Mustafa Kemal’in bir toplantıda söylediği sözler geliyor:

Mustafa Kema,l erkek ve kadınların olduğu bir topluluğa karşı ilk defa konuşmaktadır. Ancak haremlik selamlık uygulanmış ve kadınlar erkeklerle aralarında boşluk olacak şekilde arka sıralara oturtulmuştur.

Mustafa Kemal ise bu duruma tepki gösterip kızar ve düzenlemeyi yapan erkeklere su soruyu sorar:

“Efendiler kendinize mi güvenmiyorsunuz yoksa Türk kadınının faziletinden mi kuşkunuz var?”
Yani bırakın Türk kadınını veya faziletini, kadınların kapanması için direten adamlara birkaç sorum var:
– Kendinizden mi kuşkunuz var?
– Benim saçı açık karımı, kız arkadaşımı veya annemi gördüğünüzde şehvetiniz mi azıyor?
– Yoksa kapatmaya çalıştığınız kendi karınızın veya kızınızın faziletine/namusuna mı güvenmiyorsunuz?
Şimdi diyebilirler ki erkeklere güvenmiyoruz… Öncelikle tüm erkekler sizin gibi değil, bu bir… İkincisi zaten sizin bu sakat anlayışınız ile gelişen baskılar neticesinde birçok şeyi içine atan veya duygularını bastıran kişiler değil mi o hoşlanmadığınız şeylerin müsebbibi? Kısaca sevmediğiniz veya onaylamadığınız eylemlerin sebebi kendinizsiniz aslında.
Evet gerçekten de öyle. Yani şu çağda kadınların kapanması için diretenlerin taa derinlerinde bir yerde kendileri ile ilgili bir güvensizlik sorunu olduğu açık. Yani bir kadının kapanmasını isteyen şahıs özde karşısına çıkan her kadını cinsel obje olarak gören kişidir. Herkesin de kendisi gibi olduğunu düşünür. Karşı cinsle sosyal ve eşit bir ilişki kurulması onun için söz konusu olamaz. Hayvani bir kıskançlığa sahiptir. Onun için karısını, kızını ve çevresindeki tüm kadınları kapatmak ister. Sonra da utanmadan çıkıp buna kapanma özgürlüğü der… İnanç özgürlüğü laflarının arkasına saklanır.
Hani özgürlük diyorlar ya… Simdi aklıma birkaç soru geliyor. Malum şu anda türban ile kafayı bozan bir zümre var. Her türlü sorundan ötede görüyorlar türban konusunu. Hatta kendi anlayışlarını hakim kılmak için özgürlük lafları arkasına saklanıp bir dolu eylem sergiliyorlar… Hakim oldukları noktalarda çaktırmadan uygulamaya sokulan haremlik selamlık uygulamaları falan bu konudaki en bariz örnek…
Şimdi bu özgürlük savaşçılarına ve de destekçilerine soruyorum…
Acaba turban için özgürlük havariliği yapan bu adamların kaçının karısı erkekler ile ayni ortamda, eşit şartlar altında çalışıyor, çalışmış veya çalışabilir? Kaçının karısı veya kızı -bırakın erkekler ile eşit şartlar altında çalışmasını- erkeklerle konuşabiliyor, tokalaşabiliyor? Bu şahısların kaçı kadınların erkekler ile eşit olarak sosyal bir ortamı paylaşması için çaba harcıyor? Türban için bağıran bu adamlar, en son ne zaman kocasından dayak yiyen, namus cinayetlerine kurban giden, işyerinde sadece cinsiyetinden dolayı ayrımcılık ile karşılaşan ve hatta tacize uğrayan kadınlar veya okula gönderilmeyen kızlar için tek kelime etti, onların haklarını savundu? Aile veya çevre baskısı ile kapanmak zorunda kalan kadınlar için ne yaptılar?
Aslında bu tur şeyler bu şahısların samimiyetini, daha doğrusu samimiyetsizliğini gösteriyor…. Kısaca özde erkeğin egosu var. Yani bu anlayış,  kadına kocasına eş, çocuklara anne olmak dışında bir rol biçmeyen, her hali ile kadını kısıtlayan, ona baskı uygulayan, bencil bir anlayıştır. Hadi erkekleri anlıyorum ama kadınları anlamam mümkün değil…
Yahu bir kadın neden kapanır? Neden kendini örtülerin altına hapsetmek ister? İnanç özgürlüğü mü? İşin bu kısmını sorgulamayacağım. İsterse kapanır elbet. Bana ne. Ama bunu toplumun geneline yaymaya çalışıp bu anlayışı laik bir devletin kurumlarında sergilemeye kalkınca tepem atıyor. Tepkim de oradan kaynaklanıyor. Yoksa dediğim gibi kapanır bana ne.. Ki zaten hani her ne kadar bence özgürlük denemeyecek de olsa isteyenin kapanma özgürlüğü var. Kısıtlama ise her türlü dine ve inanca aynı mesafede olması gereken devletin kurumlarında söz konusu.
Ne olursa olsun kapanan kadının, neden kapandığını veya kapatılmak istendiğini sorgulaması lazım. Hele hele buna özgürlük diyorsa kapanmasına sebep olan zihniyetin özgürlük anlayışını mutlaka sorgulaması lazım.
Yani Kuran’da ahzab ve nur surelerinde kapanma ile ilgili olarak birkaç ayet var. Tamam diyelim ki bunları kabul ettiniz. Peki, biliyor musunuz aynı kaynağa göre erkekler kadınları dövebilir, birden fazla kadın ile evlenebilir, miras söz konusu olduğunda kadının iki katını alır, şahitlik söz konusu olduğunda sözü iki kadının sözüne eşdeğerdir…
Peki bunlar için özgürlük veya eşitlik demek mümkün mü? Ya da kapanmak için direten kaç kadın kocasının kendisini dövme, birden fazla kadın ile evlenme gibi özgürlüklere sahip olmasını ister veya bunları özgürlük olarak kabul ediyor? Yani kapanma özgürlüğünü savunan adamların aslında özgürlük kelimesini ağızlarına bile almamaları lazım ya… Kirletiyorlar çünkü.
Neyse kadınlara dönelim. Demem o ki tüm bireyler gibi kadınların hakkı da yasalar ile koruma altında… Ama mesela İslami rejimin hakim olduğu yerlere gidin bakın bakalım… Kapanma “özgürlüğü” olan kadınlar şu anda Türkiye’deki kadınların sahip olduğu özgürlüklerin binde birine sahipler mi? Yani kapanacağım diye direten bir kadın nasıl olur da bu gerçeklerden habersiz davranır aklım almıyor.
Bu şahıslar kendini hayvanlardan ayıran düşünebilme yeteneğini kullanıp, kendisinin kapanmasına sebep olan zihniyetin özgürlük anlayışını bir iki dakika sorgulasa çok şey değişecek…

Aydınlık olsun Yarınlar.