İşçi Arıların Kraliçe Arıyı Kovmaya Karar Vermesinden Sonra Gelişen İnanılmaz Olaylar Birazdan okuyacaklarınızdan sonra arıların önünde ceketinizi ilikleyeceğinizi düşünüyoruz.

1342
işçi arılar 1-2 yıllık kraliçe arı iktidarından sonra yeni bir arayışa giriyorlar

halk meclisi toplanıp yeni bir kraliçe arı seçmeye karar veriyor. yeni kraliçe arıyı seçecekleri zaman düzinelerce işlem yapıp, yine düzinelerce karar mekanizması yürütüyorlar. öncelikle halihazırdaki kraliçe arıdan (ki günde 1500 yumurta bırakabiliyor) aldıkları örnek yumurtaları özel olarak inşa ettikleri bal peteklerinin içine koyuyorlar. daha sonra bu yumurtaları özel diyetlerle besleyip doğurgan kraliçe arılar elde ediyorlar. bu yeni kraliçe arı adayları kozalarından çıkmadan evvel, binlerce işçi arı eski kraliçe arıyı sallamaya başlıyor.

yani bu sallama öyle mecazi bir anlamda sallama değil. bildiğimiz fiziksel sallama. binlercesi eski kraliçeye doğru yürüyor, ön ayaklarını kraliçenin omuzlarına koyup onu sallamaya başlıyorlar. kraliçe ne tarafa dönse daha önceleri kendisini besleyen, kendisine tapan bu işçi arıların bu kez kendisini salladığını görüyor.

sallamaların şiddeti gün geçtikçe daha da artıyor ve kovan tamamen sallanan, yerinde duramayan bir yapı haline geliyor. titreşimli telefon gibi bir nevi. bu sallamaların sebebi şu: kraliçe arının kovandaki iktidarı bitti. yassıada’ya sürgüne gönderilecek süleyman demirel gibi mahzun. uzun yıllar boyunca kovanda yemiş, içmiş, yatmış ve semirmiş. hiç spor yapmadığı için kovandan ayrılmak için gerekli uçuş gücü ve yeteneği tam yok. dolayısıyla işçi arılar tarafından sallanıp duruyor. bir nevi egzersiz yaptırılıyor çünkü uçup gidecek ve başarırsa yeni bir koloni kuracak ama asla artık burada duramaz zira halk kararını çoktan vermiş.

yeni kraliçe adayları yumurtalarından çıkmadan çok çok kısa bir süre önce kovandaki işçi arıların %60’ı ve eski kraliçe arı kovandan ayrılıyor

bu çok ani bir şekilde oluyor ve asla bunun geri dönüşü yok. geride kalan işçi arılar ve yeni kraliçe arı baştan sıfır cillop gibi bir koloni kursun diye bu anavatanları olan kovandan bir daha geri dönmemecesine uçup gidiyorlar.

aslında bu doğadaki en kaliteli en muhteşem hareketlerden biri. düşünsenize siz bir evde anne ve babanızla birlikte yaşıyorsunuz. sizi doğurup büyüten aileniz siz belli bir yaşa geldikten sonra diyor ki: “sen artık büyüdün, kendi aileni kurma vaktin geldi. birlikte çok güzel yaşadık ama artık ayrılık vakti geldi. seni bu acımasız dış dünyaya göndereceğimize biz gidiyoruz. gidip sıfırdan bir hayat kurmak senin gibi acemi ve amatör biri için çok zordur ama biz eski kurduz ve ortamın her türlü çakallığını biliyoruz. o yüzden bu ev ve içindekiler artık senin. biz bir daha geri dönmemek üzere gidiyoruz. hayatta kalabilmek için elinden geleni yap ve aileni yaşat. ilerde vakit gelince sen de aynı şeyi kendi çocukların için yap ve bu evi terk et”

işte arıların da yaptığı bu. eski kraliçe kovanı terk ediyor.

gittikleri an artık onlar için eski kovan bitmiştir. bu 20.000’e yakın arı bir daha asla bu kovanı korumayacak, onun etrafında uçmayacak, ona yiyecek taşımayacak ve daha da önemlisi bir daha asla geri dönmeyecekler. 20.000 arı titreşimli cep telefonu gibi bir bulut halinde uçmaya başlar. henüz nereye gideceklerini bilmemekteler. bir nevi dev bir arı topu şeklinde birbirlerinden ayrılmadan uçarlar. ve bu esnada en cool en artistik ve filmlere konu olması gereken şeylerden biri gerçekleşir: küçük bir grup arı yeni kovanlarını kuracakları mekanları araştırmak için etrafa dağılır.

bu izci arılar her tarafı didik didik edip kendilerine yeni bir ev ararlar

adeta bir mühendis gibi herşeyi hesaplarlar. kovanın kurulacağı yerin büyüklüğünü, genişliğini, hacmini, yönünü, yerden yüksekliğini ve diğer bütün teknik detayları not ederler. kovanın kurulacağı yerin ölçüsünü alırlar. ışığı hesaplarlar. komşuları gözden geçirirler. aynı bizim yaptığımız gibi. izci arılardan biri yeni ve güzel bir yer bulduğunda arı topu halinde hareket eden gruba geri döner ve bulduğu yeri anlatmaya başlar. bir nevi rapor verir. powerpoint ile sunum yapar. beyler burası cidden çok güzel, yakınında market falan var, merkezi ve en önemlisi durağa yakın der. bütün bunları dans ederek özel figürlerle anlatır. gruptan birkaç kişi gidip bahsedilen yeri görür. gördükten sonra “yok ya o kadar da güzel bir yer değil daha iyisini bulabiliriz” ya da “cidden güzelmiş kaçırmayalım burayı tutalım” derler. tabi bu esnada bu raporlamanın ve sunumların onlarcası farklı izci arılar tarafından yapılmaktadır. herkes bulduğu yeri gruba anlatmakla meşguldur. toplantı odası girip çıkan izci arılarla doludur. her türlü argüman ortaya atılır, hesaplama yapılır ve bir nevi oylama usulüyle yeni ev belirlenir. herkesin fikri alındıktan ve ortak bir karara varıldıktan sonra yeni eve doğru hareket vakti gelir.

bu arada eski kovana dönelim

henüz yeni kraliçe adayları yumurtadan çıkmamış ve kovan kraliçesiz. eski kraliçe ayrıldıktan kısa bir süre sonra yeni kraliçeler yumurtadan çıkar. özel olarak hazırlanmış kraliçe yataklarına doğarlar direkt. bu kozalardan çıkmak da o kadar kolay değildir. kraliçe olabilirler ama henüz daha bebekler ve kozayı parçalayıp çıkmak için çok fazla güç harcamaları gerek. ama kraliçe arılar oldukça yaman delikanlısın dedikleri cinsten arılardır. güçlüdürler, rakiplerime hayat hakkı tanımazlar ve gözleri bişey görmez iktidar söz konusu olduğunda. dolayısıyla kozasını en erken şekilde parçalayıp çıkan arı en güçlüdür mantıken. zira diğerlerine göre daha hızlı, daha istekli, daha hırslı ve daha azimlidir. kozadan çıkan ilk kraliçe arı diğer kozadan çıkacak kraliçe arılarla savaşmaya hazırdır ama bunun için beklemez bile. direkt gidip henüz kozasından çıkamamış kraliçe adaylarını bulup henüz onlar kozadan çıkmadan güçlü iğnesiyle öldürür onları. iktidarını kurmak için bütün rakiplerini tek tek öldürür. bir nevi kardeşlerini boğan sultan gibi. uykudaki kardeşlerini öldürmekle meşgulken eğer başka bir kraliçe arı daha yumurtadan çıkmayı başarırsa işte o zaman gerçek savaş başlar. iki kraliçe arı koloninin liderliği için ölesiye savaşır ve güçlü olan kazanır. binlerce yıllık bir savaş ve bir gelenek.

tek kraliçe arı, tek anne ve tek hükmeden. içlerinden en iyisi. en güçlüsü. koloni artık yeni lideriyle yeni bir hayata ve çalışmaya hazırdır.

başlangıçta bir tane olan koloniden adeta bir tane daha doğmuş ve şimdi iki adet kovan olmuştur. bu ayrılmanın evrimsel açıklaması: türün çoğalıp yayılması ve genetik çeşitlilik. bal arıları bir nevi insan hücreleri gibi: herbiri eğer bütünün parçası ise anlamlı ve işe yarar. ve tek başlarına hayatta kalamıyorlar. nasıl insan bir organizmaya, koloninin kendisi de bir organizma. nasıl vücudumuz yumurta üreterek çoğalıyorsa arı kolonisi de kraliçe arı sayesinde yumurta bırakıp çoğalıyor. ama asıl genetik çeşitlilik insanın doğurmasıyla oluyor aynen koloninin eski kovandan ayrılıp yeni bir koloni kurması gibi.

bu tüm rakiplerini öldürüp iktidarı ele geçiren yeni kraliçe arı zaferi kutlamaya gider. yüzlerce erkek arıyla zina yapıp geri döner. hem de korunmasız zina yapar çünkü zaten amacı çoğalmaktır ve bunun için amele abazan erkekleri kullanır.

erkeklerle barlarda düşüp kalktıktan sonra kovana geri döner. ama boş dönmez. yanında farklı kolonideki erkeklerden aldığı 6 milyondan fazla sperm getirir ve günde 1500 civarı yumurta bırakmaya başlar.

ve kovanda yeni kraliçenin şatafatlı hayatı devam eder. ta ki popülaritesini ve doğurganlığını yitirinceye kadar.