Düelloya davet etti ama Atatürk’le bir daha aynı sofraya oturmadı “Diktatör” diyenler bunu okusun…

410

Düelloya davet etti ama Atatürk’le bir daha aynı sofraya oturmadı
“Diktatör” diyenler bunu okusun…

Yılmaz Özdil’in yeni kitabı “Mustafa Kemal” geçen hafta okurla buluştu.

Yılmaz Özdil’in “Mustafa Kemal’i anlatmak boynumuzun borcudur” dediği kitap Özdil’in 2008 yılından bu yana yaptığı 10 yıllık araştırmanın ve 7 bin sayfalık notun ürünü…

Bu araştırmalar sonucunda Atatürk’le ilgili pek çok bilinmeyen anı, bilgi ve belge de Özdil’in kaleminden okurla buluşmuş oldu…

Mustafa Kemal’in arkadaşı, Vahdettin’in idam fermanında Mustafa Kemal’le birlikte idamı istenen yedi kişiden biri olan Polonya asıllı Alfred Rüstem bey ile Mustafa Kemal arasında yaşanan düello girişimi kitapta ilgi gören bölümlerden…

Kitaptaki bu bölüm adeta Atatürk’e “diktatör” yakıştırması yapanlara da bir cevap niteliğinde…

Alfred Rüstem Bey’in Atatürk’le oturduğu sofrayı terk edip “Silahı Paşa seçsin!” diyerek Atatürk’ü düelloya davet etmesine neden olan o gece yaşananlar Yılmaz Özdil’in çalışmasında gün yüzüne çıkıyor.

İşte Yılmaz Özdil’in kaleminden Alfred Rüstem Bey ve Atatürk’e düello teklif ettiği o gece:

“Alfred Rüstem bey, babası Polonyalı, annesi İngiliz, Osmanlı vatandaşıydı, Washington büyükelçisiydi. Yurtseverdi, Jöntürk’tü.

Amerikan basınında yer alan Ermeni soykırımı iddialarına karşı büyük mücadele verdi. Sözde iddiaları öylesine sağlam delillerle çürütüyordu ki, başa çıkamadılar, 1914’te ABD yönetimi tarafından “istenmeyen adam” ilan edildi, ABD’yi derhal terk etmesi istendi. Memleket işgal edilince Anadolu’ya geçti, Kuvayı Milliye’ye katıldı, Sivas Kongresi’ne katıldı. Vahdettin’in idam fermanında Mustafa Kemal’le birlikte idamı istenen yedi kişiden biriydi.

Mustafa Kemal’den 20 yaş büyüktü, fazla alıngandı. Bir akşam gene kalabalık bir grup halinde sofradaydılar. Yemeği yediler, Alfred Rüstem sigara yaktı. Mustafa Kemal sigarayı işaret ederek seslendi…

“Acele etmeyin Rüstem bey, iştahınız kapanmasın, yemek devam edecek” dedi.

Vay sen misin bunu diyen…

Alfred Rüstem aniden parladı.

Kendisine yapılan uyarıyı adeta hakaret kabul etmişti. “Sizden müsaade almadan sigara içmeyi adaba aykırı bularak bana ihtarda bulunuyorsunuz, yemek arasında hep sigara içilirken bugün neden müsaade almama lüzum görüyorsunuz” diye bağırdı!

Kalktı öfkeyle, odadan çıktı. Herkes donup kalmıştı. Halbuki… Her akşam tek yemek çıkıyordu, eldeki para kıt kanaattı, yarı aç yarı tok kalkılıyordu. Mustafa Kemal o akşam arkadaşlarına sürpriz olsun diye irmik helvası yaptırmıştı, yemekten sonra helva gelecekti, o nedenle “sigara yakmak için acele etmeyin” demişti.

Helvadan haberi olmayan Alfred Rüstem abarttıkça abartmış, kendini aşağılanmış hissetmişti. Mazhar Müfit yanına geldi, helva meselesini anlattı, “hadi gel sofraya” dedi. Nafile… Alfred Rüstem ikna olmadı.

“15 kişilik sofrada beni adap bilmeyen biri olarak aşağıladı, bu işin şakası yok, haysiyetimi muhafaza etmek için Paşa’yı düelloya davet etmek mecburiyetindeyim, Paşa’ya bildiriniz” dedi iyi mi!

Mazhar Müfit duyduklarına inanamıyordu. “Yahu Alfred delirdin mi, Paşa’yı öldürmek mi istiyorsun” deyince… “Bilakis” dedi. “Ona zarar vermeyeceğim, ben yaralanacağım veya öleceğim ama bu suretle haysiyetimi muhafaza edeceğim, silahı Paşa seçsin!”

Mazhar Müfit kıkır kıkır gülerek sofraya döndü. Düello davetini aktardı.

Mustafa Kemal gayet ciddi ifadeyle “peki” dedi.

“Silah olarak süpürge sopasını seçiyorum!” Sofradan yükselen kahkahalar Alfred Rüstem’i daha da çileden çıkardı, iyice küstü. Ömrünün sonuna kadar Cumhuriyet için çalıştı ama, öylesine inat bir karakteri vardı ki, bir daha asla Mustafa Kemal’le aynı sofraya oturmadı.

Odatv.com