Cengiz Han at üstünde şehre indi, geniş bir meydan ararken büyük camiyi gördü, sordu: Burası Sultan Mahmud’un evi mi ?

497

Cengiz Han at üstünde şehre indi, geniş bir meydan ararken büyük camiyi gördü, sordu: Burası Sultan Mahmud’un evi mi ?

Hocalar cevap verdiler: “Hayır Allah’ın evi!”

Cengiz han yüzünü ekşitti şu sözleri söyledi:

“Tanrı’nın evi insanların yüreğidir. Siz bütün kötülükleri yüreğinize dolduruyorsunuz , sonra tanrı’ya koca koca evler yapıyorsunuz, eğer Tanrı’yı candan sevseydiniz o da sizi severdi, kara günlerinizde yardımınıza gelirdi”

Cengiz han atından indi,dizginini bir hocanın eline verdi, ardındaki beylere de aynı şeyi yapmalarını söyledikten sonra camiye girdi, minbere çıkıp oturdu, yemek getirtip yedi. Oradan bayram yerine gitti, hocaları ve şehrin tanınmış adamlarını etrafına topladı, at üstünde şu nutku verdi;

“Siz kadınlaşmış erkeklersiniz. Yurdunuzu korumak için ölmeyi beceremeyen korkaklarsınız. Sizden iğreniyorum.

Gene siz yılan dilli, kahpe yürekli adamlarsınız. Birbirinize yalan söylüyor, düzen kuruyordunuz. Padişahınız bayağı, vezirleriniz bayağı, beyleriniz bayağıydı. Siz de bayağı olduğunuz için, onların yaptıklarına göz yumuyordunuz. Hırsızların elini öpüyor, kimi güçlü görürseniz onun ayağına kapanıyordunuz.

Sizden tiksiniyorum. Şimdi istesem hepinizi burada boğazlatır, leşlerinizi atıma çiğnetirdim. Bunu yapmıyorum. Çünkü benim elimle ve benim emrimle öldürülmek için bile bir değeriniz yok.

Yalnız şunu bilin ki, günahınız çoktur. Tanrıya bakacak yüzünüz yoktur… Ben herşeyi gören ve bilen Tanrının kılıcıyım. Sizin boynunuza inmek için kınımdan çıktım,pırıl pırıl parlıyorum.

Eğer aklınızı başınıza devşirirseniz belki pis kanınızı size bağışlarım….Yoksa hepinizi, erkek ve dişi hepinizin üstünden bir alay kağnı geçen çekirge sürüsüne benzetirim”