ATATÜRK ve İNÖNÜ EROİN SATTI DİYEN ENSAR ÇOCUKLARI BU YAZIYI İYİ OKUSUN.! Ne imiş, nasıl kurulmuş, kim kapatmış Yasal Eroin Fabrikalarını

1606

Alman ilaç devi Bayer’in morfinin bir türevi olan ve çok klinik ile savaşta yaralanan askerlerin acısını dindirmek için büyük başarılar dileriz.

Adını hepimizin bildiği meşhur Bayer ilaç firması 1897 yılında bir ilaç açısındanip tescil ettiriyor. Müthiş ağrı kesici olan ilaç, bir yıllık doz testlerinin hemen, kanser, tüberküloz ağrıları için zaman kaybetmeden piyasaya sürülüyor.

Hikayeye göre, bir mühendis, keşfettikleri ilacın insan bedeninin etkilerini tam olarak ve bir test sürüşü yapmak için, ilacı damarına enjekte ediyor, ilacın etkisindeyken de “Kendimi kahraman gibi oluyor” deyince, bunu duyan diğer ayık kafalı mühendisler ilacın adını ‘in ”koyuyorlar…

Dünyayı korumak. Meşhur doktorumuz Freud’un çocuğu, genç, yaşlı demeden tüm hastalarına senelerce “kokain” yazdığı bilinmektedir bir gerçek. Tıpkı, şimdi ilköğretim kantinlerini de bulabileceğimiz ectasy ifadesini tekrarlamak için tıklayınız eczanelerinde “mucize zayıflama hapı” diye satılmaya başlaması gibi.

Tüm dünyada mucizevi olarak karşılanan ilaç, bir durum veya birliği yaratıyor. Ortalık eczaneleri, ilaç depolarını yağmalayan eroin bağımlılarından geçilmez hale geliyor. Osmanlı dillerinden bir adım daha ileriye gitmek için bir adım atmak ister misiniz?

Eroin saf morfinden yapılıyor, morfin ise afyondan. Anadoluda yetiştiriliyor. 62 vilayette düzenli afyon ekimi yapmakta. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesi…

Tam o yeni ve inandırıcı sonuçları görmek için tıklayınız, tüm ülkeler afyon ve afyondan yeterince maddelere karşı sert bir kampanya başlıyor. Elbette, afyonun büyüklüğü, bu kampanyaları yalanlıyor, gereksiz buluyor. Afyon üretimi, afyon üretimi için sınırlandırılmalıdır.

Ancak, 1912 yılında Lahey Afyon’un ticari haklarını ele geçirerek, eroinlerle ilgili yasal düzenlemeleri tamamlamamışlardır. İngiltere afyon üretimine sınır getirilse de, satışına getirilmemesi için ne kadar dirense de kararı değiştiremiyor…
Osmanlı, Lahey’e delege bilebini göndiyor. 1914’te yapılan protokole göre delege ayrılmamış koymuyor.

Sonrası Dünya Savaşı… Sonrası Kurtuluş Savaşı…

Gerçi, Sevr Anlaşması ile ilgili Osmanlı’yı da bağlar hale geliyor ama Anadolu’da herhangi bir yasal düzenleme yapılmıyor ve Anadolu dünyasında afyonun merkezi haline geliyor… Arjantin’inden, Japon’una, İtalyan’ına kadar bütün dünyadan uyuşturucu tüccarları İstanbul’u mesken ediniyorlar. İstanbul bir uyuşturucu cenneti haline geliyor. Afyon çıktı, üstelik de en kalitelisi.

Milli hakeyi kazanıyoruz. İlk hükümetimiz kuruluyoruz ve yabancı sermayemetimetimize, topraklarımızda “Eroin fabrikası” kurmayı teklif ediyor. 1926 yılında hükümetimiz bir kararla, Japon bir firma ile ortak, bugünkü Taksim Divan Oteli

– Taşkışla mevkiinde Mecidiye Kışlası olarak bilinen yer tarihimizin ilk “Eroin Fabrikası” kuruluyor.  Uyuşturucu Maddeler İnhisarı’nda toz ve ekstre halinde satış Morfin şişeleri
Tüm modern dünya yasakları olan ama bizde yasal olan eroinin getirdiği kazanç ve ekonomik hareketlilikle, taze cumhuriyetimiz bir arada cenneti haline geliyor.

1929’da ikinci eroin fabrikamız, Eyüp’te Haliç kenarına kuruluyor. Adı; “Eczayı Tıbbiye ve Kimyeviye” – ETKİM.

Yine işçilik, üçüncü eroin fabrikamız Kuzguncuk’ta “Türk ecza-yı tıbbiye ve kimyeviye şirketi” – TETKAŞ – adı altında kuruluyor. Kurucuları arasında Kurtuluş savaşı kahramanı İsmail Hakkı’nın da kurulmasına ilişkin yönetim kurulu başkanı zaman zaman TBMM başkan vekili ve Trabzon milletvekili Hasan Saka (1947’de Başbakan).

Bu sektörde, Türkiye’nin 27 sanayi kuruluşu var ve yıllıkları tamamının yıllık kârı 2 Milyon TL tutarında seyrederken, eroin fabrikalarında 15 Milyon TL.

Aylık bir milyon bağımlının ihtiyacını karşılayacak kadar ve en kaliteliğinin eroin yapımında o sıralar genç cumhuriyetimizde. Bu nüfusun mevcut olanı, eroin toplumun kendi profilini çiziyor, iç pazara satış yasak olan ama denetlenmeyen madde, fabrika çalışanlarına başlanmıştır.

İçte durum böyleyken, dışarıdan tüm dünyadan gelen ambargo tehditleri, yasal zorlamalar, dayatmalara rağmen Türkiye üretime devam ediyor, 1930’a gelindiğinde dünya gazetelerinde Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün satmayla resmediliyordu.
Mecliste eroinden kasension dolduran milletvekilleri kapatıyorlardı, eroin üretimini yasadışı hale getiremiyordu.

Şubat 1930’da New York’ta yakalanan Alesia isimli bir mücevheride Türkiye’den 100 bin dolarlık mordan ele geçiyor. Pierre Loti, Lamartine, Bulgaristan, Vesta gibi gemilerden tüm dünya uyuşurucu gemilerle fişlenmiş bulunuyordu.

Ekim 1930’da Londra’da düzenlenen konferansa Türkiye de heyetiyle, amaç uluslararası arenada eroin sıkışıklığıyla birlikte imaj imajip, Milletler Cemiyeti’ne girebilmenin çarelerini arıyoruz. Ancak dünyata neler yapıldığının açıklığa kavuşturulması, Türkiye’nin yasal eroin edilmemiş belgelendi.

Artık tüm Dünya’da Türkiye adı eroinle birlikte anılmaktaydı. 1931’de Mustafa Kemal Cenevre’de Türkiye’nin uyuşturmasıyla ilgili ana konu anayayın bir heyet aldı. Heyetin halen eroin fabrikaları yönetim kurulu başkanı Hasan Saka vardı. Hasan Saka, eroin rantının tepesinde oturan isimlerdendi ve y Ağırbaşlı bir cumartesi günü bir karar çıktı. Türkiye köşeye sıkışmıştı.

1933’e kadar göstermelik azaltmalar ve göstermelik eroin taciri tutuklamaları, sınır dışı etmeleriyle fabrikalar üretime devam etti. 1933 yılında bir gün Mustafa Kemal’in ani bir arada kabineyi toplayıp “Eroin Fabrikaları kapatmış” açık kararını, kararlaştırmak için karar Halk Fıkrası’yı onaylandı. Ve Türkiye’nin yasal eroin fabrikaları bir takım meraklılar konuyu kurcalayana kadar taridür gömüldü…

Konuyla ilgili kitaplar: Aşırı Doz Türkiye – F. Cengiz Erdinç

Taklamakan – Serap Bengü
Bu yazı http://hafif.org/ internet siteleriinden alıntılanmıştır.