Yumurta Bahsi

575

Yumurta Bahsi

Rahmetli ninem ölmeden önce günlüğünü bana bırakacağını söylemişti. Dediğine göre günlüğünde “yumurta bahsi” diye bir bölüm varmış, özellikle bu bölümü okumamı istedi.

Günlüğü elime alınca hemen “yumurta bahsi”ni aradım. Ninem öyle uzun uzadıya değil kısa ve manalı notlar yazmıştı buraya. Şöyle yazıyordu günlükte;

─ Yaşım on dokuz, Semahat’ın düğününden geldim. Benim de kahvaltıda yumurta kırabileceğim bir erim olur mu acaba? Allah’ım bunu çok isterim.

─ Teşekkürler Allah’ım dualarımı kabul ettin. Bugün Ferit ile evliliğimizin ikinci günü. Sabah yumurta kırdım, çok beğendi. Çok mutluyum.

─ Evliliğimizin 6. ayı. Bu gün tarihte bir dönüm noktası olmalı. Ferit bana sürpriz yaptı. Benden habersiz kahvaltı hazırladı. Başka bir şey yapmayı bilmediğinden yumurta kırmış. Çok sevinçliyim. Bundan sonra günlüğümdeki bu kısma “yumurta bahsi” diyeceğim ve evliliğimle ilgili şeyler yazacağım.

─ Evliliğimizin 9. ayı. Ferit yapınca adı sürpriz, ben yapınca sıradan oluyor. Üstelik sadece yumurta kırabiliyor. Ben her gün leziz kahvaltılar hazırlıyorum, hiç teşekkür yok.

─ Evliliğimizin 2. yılı. Artık Ferit de yumurta kırmalı. Bir gün O bir günde ben. Hayat eşit değil mi?

─ Evliliğimizin 3. yılı. Konu kahvaltıdan açıldı, çok tartıştık. Sonunda sinirlenen Ferit yumurtayı kafamda kırdı. Üstelik “İstediğin yumurta olsun, kafanda bile kırarım” demez mi? Çok kabasın Ferit.

─ Evliliğimizin 4. yılı. Evliliğin sırrını çözdüm. Evlilik eşlerin birbirine yumurta kırdırabilme mücadelesidir.

─ 5. Yıldayız. Galiba evliliğin sırrını asıl şimdi çözdüm. Çok kavga edip birbirimizi kırıyoruz. Etrafa da rezil oluyoruz. Evlilik yumurta gibi onu incitmemek lazım. Tüm gayretlerim bunun için olacak.

─ 7 senem doldu evlilikte. Evlilik yumurtasını çatlatmayayım derken, yumurtanın içinde hapis kaldım. Dışarı çıksam ne olur acaba?

─ Evliliğimin 8. yılı. Başlarım şu evlilik yumurtasına. Kırıp omlet yaparım ben bu yumurtayı. Yarın annemin evine gidiyorum.

─ Baba ocağından koca evine dönüş. Demek ki insanın evlilik yumurtasını kırmaya izin vermiyorlar.

─ Evliliğimin 15. yılı. Ferit artık yumurta kırıyor. Ama ben mutlu değilim. Çünkü dırdırımdan korktuğu için bunu yaptığı belli. Keşke beni sevse, yumurtayı ben de kırarım.

─ Evliliğimin 16.yılı. Ferit ev işlerinde bana yardımcı oluyor ama bunlara harcadığı zaman ve emeği bana göstereceği ilgiden düşüyor. Ben ev işi değil, ilgi ve sevgi istiyorum.

─ Evliliğimizin 18. yılı. Ferit’in yumurta bile kırmasını yasakladım. Artık hiçbir ev işi yapmasına izin vermeyeceğim. Çünkü ev işi yaptıkça bana sevgi ve saygısı azalıyor. Üstelik sürekli evden kaçmaya çalışıyor. Onun evi sevmesini sağlamalıyım.

─ Evliliğimizin 20. yılı. Ferit ısrarla evde bana yardım etmek istiyor. Çünkü azalan sevgisini bu şekilde telafi etmek istiyor. Allah’ım ne olur beni yeniden sevsin!

─ Evliliğimizin 26. yılı. Ferit’e “Neden bana karşı soğuksun ?” dedim.  “Yumurta yüzünden” dedi.  Yumurtadan nefret ediyorum. Hay şu adama zamanında yumurta kır demeseydim.

─ Evliliğimizin 32. Yılı. Ferit’i toprağa verdik. Geriye aklımdan çıkmayan şu sözü kaldı. “Yumurta mı ben mi?” diye sormuştu. Ben “tabi ki yumurta” demiştim. O zamanlar evliliğimizin 10. yılıydı.

Ev işlerini Ferit’e yaptırma çabasındaydım. Ben yumurtayı seçince bana ev işlerinde yardım etti. Kahvaltı hazırladı ama bir daha beni asla eskisi gibi sevmedi. Allah’ım ne yaptım ben ? Ferit buradan sana sesleniyorum, sadece şaka yaptım.

─ Feritsiz geçen 10. gün. Artık bir daha asla yumurta yemeyeceğim. Bana Ferit’i hatırlatıyor, içim sızlıyor. Soranlara kolestrolüm var derim…

Alıntı