Müteferrika, Osmanlı Devleti’nin Gerileme Nedenlerini 8 Maddede Toplamış

277

Müteferrika, Osmanlı Devleti’nin Gerileme Nedenlerini 8 Maddede Toplamış

387 yıl önce İbrahim Müteferrika dönemin ileri görüşlü bir aydını olarak, bir devletin gerileme ve çökme nedenlerini yazmış…

O gün de, yeniliğe ve çağdaşlığa kapalı olan, yobaz anlayış devleti ele geçirmiş, öyle bir yağma düzeni kurulmuştu ki, bu çarkın düzeni bozulmasın diye her türlü yenilik şeytan icadı olarak görülür adeta linç edilirdi…

Müteferrika’da o günün devrimcisi olarak bugün bizim yaşadıklarımızı, 387 yıl önce yaşamış ve yazmış…

Bir devlette “gerileme”, çöküşün başlangıcı mı yoksa tetikleyicisi mi?

Bir kitap ki, yazar kitabında çöküşün nedeleri olarak 8 maddeyi şöyle sıralamış :

1. Kanunları uygulamamak,
2. Adaletsizlik,
3. Devlet işlerinin ehliyetsiz ellere düşmesi,
4. Bilim adamlarının fikirlerine tahammülsüzlük,
5. Modern askeri teknolojide bilgisizlik,
6. Orduda disiplinsizlik,
7. Devlet servetini kötüye kullanma ve rüşvet,
8. Dış dünyadan habersizlik.

Şimdi hangi yazar, ne cesaretle der gibi düşünmenize fırsat vermeden önce, yazarın adını yazayım.

30 Ocak 1726 tarihi Türkiye için önemli bir kilometre taşıdır. Bu tarih, ilk Türk matbaanın kurulduğu ve Türkçe eserlerin basılmaya başlandığı tarihtir ve kurucusu da hepimizin bildiği isim olan İbrahim Müteferrika’dır.

İbrahim Müteferrika’nın ismi, nedense yalnızca , ilk Türk matbaasının kurucusu olarak geçer.

Oysa; İbrahim Müteferrika’nın yaşadığı döneme göre, uzak görüşlü olduğu bugün bile takdire değer bir durumdur.

İbrahim Müteferrika’nın hiç gündeme getirilmeyen özellikleri, şimdi dahi hayret edilecek düzeydedir.

Risale-i İslâmiyye

İbrahim Müteferrika’nın “Risale-i İslâmiyye” adlı eserinden başka “Usûi al-Hikem fî Nîzam al Ümem” adlı eseri 1731 yılında, yani bundan tam 387 yıl önce basılmış.

Bu kitabın içeriği,i İbrahim Müteferrika’nın bir düşünce adamı olarak üzerinde durulmasını bugün de gerektirmekte.

Bu eserin içeriğinin “Avrupa’nın yeni askeri talim ve taktik usulleri hakkında bilgi veren bir kitap olduğu” anlatılır. Bu kitapta bir başka cephe daha var ki Türk düşünce tarihi için çok önem taşır.

Bu eserde, Türklerin batılılara karşı gerileme nedenleri araştırılmış. Batı uluslarının tarihleri, askeri örgütlenmeleri, savaş yöntemleri ve devlet yönetim şekilleri incelenmiş ve Türk devletinin yapısında meydana gelen çarpıklıkların nedenleri üzerinde durulmuş, son bölümde de iyileştirilme önerileri tartışılmıştır.

Modern devletin; yeni, yani “dinden ve gelenekten gelmeyen yöntemlerle yönetildiği”, yani “demokrasi”nin, ilk kez İbrahim Müteferrika tarafından dile getirildiği görülüyor. Özellikle; askeri ve sivil örgütlerin birbirinden ayrılmamasından ve modern yöntemlerin uygulanmamasından dolayı yenilgilerin kaçınılmaz olduğunu vurgulamış.

Devlet idaresinde, ilim ve özellikle coğrafya üzerinde durması da ayrıca önemli.

Amerika’nın keşfinden, Avrupalıların diğer coğrafi keşif ve seyahatlerinden, İslam dünyasını kuşatma halinde oluşlarından bahseder. Osmanlı Devleti’nin bu gelişmelerden bilgisiz kalmalarının zararlarına değinmiş. VİZYONU MÜTHİŞ.

Ve bu eserinde ilk kez “Nizâm-ı Cedit” tabiri de kullanılmış.

Gerilemenin 8 nedeni :

Osmanlı Devleti’nin gerileme nedenlerini de 8 maddede toplamış :

1. Kanunları uygulamamak,
2. Adaletsizlik,
3. Devlet işlerinin ehliyetsiz ellere düşmesi,
4. Bilim adamlarının fikirlerine tahammülsüzlük,
5. Modern askeri teknolojide bilgisizlik,
6. Orduda disiplinsizlik,
7. Devlet servetini kötüye kullanma ve rüşvet,
8. Dış dünyadan habersizlik.

Bu gün dahi, 5. Ve 6. Maddeler hariç, geçerliliklerini takdir etmemek mümkün değil.

Osmanlı’da reform hareketlerinin artık zorunlu olduğunu vurgulayan Müteferrika, batı yöntemlerini uygulayarak ilerleyen devletlere örnek olarak ta Rusya’yı ve I.Petro’nun reformlarını göstermiş. I.Petro, Rusya’nın Avrupa’ya açılmasını (özellikle denizcilik sektörüyle) sağlamıştır ve bugün Rusya, AB üyeliğine kabul edilmiş bir ülkedir.

Bundan 387 yıl önce, Osmanlı’da modernleşme reformları yapılmadığı takdirde, bunun ileride ne kadar büyük tehlike yaratacağını haber vermiş.

DEĞİŞEN NE VAR

Batılıların, Türklerin batı usullerini uygulayıp uygulamayacaklarını tartıştığını kaydettikten sonra, Türk ulusunun yetenekli olduğunu, bu itibarla gerekli reformlar yapıldığı takdirde Devletin daima yaşayacağına inandığını belirterek eserini bitiriyor.

O günden bugüne değişen bir şey olmamış. Avrupa hala Türkiye’yi tartışıyor!!

Acaba, büyük deha Atatürk’ün okuduğu kitaplar arasında İbrahim Müteferrika’nın bu eseri de var mıdır? Olduğunu düşünüyorum. Zira Atatürk Fransızca biliyordu ve bu eser “Traité de la Tactique ou methode artificalle pour ordonnance des troupes” adıyla 1769 yılında Fransa’da yayınlanmıştır ve Fransızca Orijinali Fransız Kraliyet Saray Kütüphanesi’nde ve kopyası da Kanada McGill niversity’de bulunmaktadır.

Söz konusu dönemin gereği olarak bu eser hem Osmanlıca hem de Fransızca olarak yayınlanmış. Ne yazık ki bizim ülke çapındaki tüm kütüphanelerimizin taranmasına rağmen, ne Osmanlıca ne de Fransızca orijinal basımı ya da kopyaları bulunamamıştır. Osmanlıca basımının orijinalinin de Mısır’daki İskenderiye Kütüphanesinde bulunduğu öğrenilmiştir. Bu çalışma için de Kanada McGill University kütüphanesinde bulunan kopyasından yararlanılmıştır.

Günümüze baktığımızda

– Hala Avrupa Birliği’nin istediği reformların gerçekleşmemesi nedeniyle kabul edilmediğimiz ifade ediliyor.
– O günden bu güne, hâlâ, devleti yönetenler, devleti yönetme ehliyetine yeterince sahip değiller. O günden bugüne değişen hiçbir şey yok.
– O günden bu güne bir şeyler değişsin artık!

Aynur Durmuş (M.Sc.Edu.)
Odatv.com