KURT’UN AĞZINDAN KIRMIZI BAŞLIKLI KIZ. Düşündüren bir hikaye

824

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım.
Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim.
Derken bir kız beliriverdi.
Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı.
Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek.

Hava serin olduğu halde sadece başlık ve pelerin vardı ben bile üşüyordum bu halimle
Ama o meğerse içinden yanıyormuş
Olmaz ki, böyle de giyilmez ki?
Bir kurnazlık peşindeydi mutlak
Üstelik dolaştığı oyalandığı yol herkesin geçtiği yol değildi

Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı.
Dolandı durdu.
izleme niyetim kötü de değil, Sadece meraktan.
Oda ne çalıların arasından genç bir avcı çıktı
Kızın yaşına uygun biriydi.

Sarıldılar birden avcı yatırdı bunu yere
Parçalar gibi attı kızın üzerindekileri
Bakmayayım diyorum ama olmuyor işte iş tecavüze falan dönüşürse diye bakıyorum
Sadece iyi niyetten. ne olsaormanın aşayişi bizden sorulur.

Hem bana ne sevgi varsa arada, sevişsinler doyasıya, Sevaptır derler
Zaten bunlar birbirlerine aşık hararetlerinden belli.
Olay bitti.!
Kız toparlandı silkindi giyindi.
Avcı da uzaklaştı gülümseyip işaretleşerek.

Kız babannesinin evine doğru yöneldi sonunda.
Demek bunun içinmiş
Yoksa böyle süslü püslü,parfümlü,yarı çıplak baloya gider gibi ormanda gezilir mi?
Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!..
Yürüyüşü bile normal değildi.

Öyle kırıtıp kıvırıyor ki,
Kurt değilde insan olsam beni baştan çıkarmaya çalışıyor zannederdim
Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan.

Bu ecnebilerde sevişmek değil de, röntgencilik çok büyük yüzkızartıcı suç olduğu için soramadım 1o avcıyı kim” diye bizi mi gözetliyordun terbiyesiz derdi mutlaka.

Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm.
Ama aklım o kıza takıldı bir kere…
Çok da güzeldi şimdi Allah için söylemek gerekirse
Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime;
Gerçekten böyle bir büyükanne var mı?

Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz?
Orman benim evim.
Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.
Neyse uzatmayayım… Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum.
Sorduğumda“evet o küçük kız benim torunum” dedi.

Ben de sorumlu bir kişi olarak; “bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha” dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı…
Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik.
Ben yinede ispiyonculuk yapıp söylemedim avcıyla yediği haltları

O yatağın altına saklandı, ben onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım.
Küçük kız birazdan içeri girdi.
Seslendi cevap verdim.
Ne şaşkın bir çocuk! Beni büyükannesi sanıvermişti.
Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki.

Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.
Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu.

Ne ayıp şey hiç sorulur mu!…
Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım.
“Seni iyi dinlemek için”…
Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!…
Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış.

Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, özgüvenim sallantıda.
Psikologlar, estetikçiler…
Dünya para harcıyorum ama nafile.
Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı!

Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?
O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım.
Birden ne olsa beğenirsiniz!
O genç  avcı sevgilisi elinde tüfek kapıdan dalıverdi.

Beni “seni hain kurt,büyükanneyi yedin değil mi?” diye suçlamaz mı!
Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, Oda saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi.

Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum.

Adım haine çıktı.
Siz bakmayın  kurt olsam da.
Elhamdüllüllah dini bütün müslümanım
Elin karısıyla kızıyla işim olmaz
Müslüman olmadan önce bom bozdu tüylerim,
Sağlamdım,güçlüydüm,“bozkurt” idim ,kanım kaynıyordu.

Herkes korkardı benden, kimse böyle şeylere cesaret edemezdi.
Şimdi iyi tarafı var,aç kalmıyorum bu müslüman diye avlarım kendi ayaklarıyla geliyor.
Aslan,kaplan ve kartalla gizliden anlaştım  avların fazlasını oraya aktarıyorum onlarda dokunmuyor bana.

Bir de Ayı var ormanın kuzeyinde soğuk tarafında.
Soğuk suratlı ama o’nu da idare ediyoruz.alıp veriyoruz bir şeyler.
Ama böyle de kurtluktan çıktık kapkara oldu tüylerim baksana,
Maskaraya döndük ne onur kaldı ne asalet,
Rezil kepaze olduk ormanda,aslanla ayı arasında.

Herkes benimle uğraşıyor. Yeter artık, ben suçsuzum…
Bu kızlar yok mu hep böyle zaten iftira atarlar..!!